• İstanbul / Türkiye
  • Ankara / Türkiye
  • Berlin / Almanya
  • İstanbul / Türkiye
  • Ankara / Türkiye
  • Washington DC / ABD
  • Ankara / Türkiye
  • Berlin / Almanya
  • New York / ABD
  • Dresden / Almanya
  • Brandenburger Tor - Berlin / Almanya
All rights reserved. / Designed by Fetcom

Hazırlayan: Fethi SAYGIN

Tarih         : 03/11/2015

 

Endüstri 4.0 (4. Endüstriyel Devrim) nedir?

Endüstri 4.0, Alman hükümetinin imalat sanayisini kökten değiştiren öncü inisiyatifine verilen isimdir. Bir diğer ifadeyle, endüstri 4.0, Almanya’nın imalat gibi geleneksel sanayisini bilgisayarlaştırma amacıyla teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatma projesidir. Endüstri 4.0 terimi ilk olarak 2011 yılında Hannover Fuarı'nda kullanılmıştır. Robert Bosch GmbH ve Kagermann çalışma grubu oluşturarak hazırladıkları dördüncü sanayi devrimi önerisini 2012 yılında Alman Federal Hükümeti'ne sundu. Bu çalışma grubu, 8 Nisan 2013 tarihinde ise Hannover Fuarı'nda Endüstri 4.0 nihai raporunu verdi. Uzmanlar, dördüncü sanayi devriminin 10 ile 20 yıl içinde entegrasyonunu tamamlayarak firmalar tarafından uygulanabilir hale geleceğini tahmin etmektedirler.

 

Bu kavramı daha iyi anlayabilmek için önce endüstri devriminin önceki aşamalarına bakmak gerekir. Tarih boyunca üretim sü¬reçlerini kökten değiştiren üç büyük endüstriyel dev¬rim yaşanmıştır. Birinci endüstriyel devrim, su ve buhar gücünün daha verimli kul¬lanılmasını sağlayan meka¬nik tezgâhların 18. yüzyılın sonunda bulunmasıyla baş¬ladı. Bu şekilde çalışan ilk mekanik dokuma tezgahı 1784 yılında kullanılmaya başladı. İkinci endüstriyel devrim, elektriğin seri üretimde kullanılmaya başlaması ve üretim hattının geliştirilme¬si ile hayata geçti. Bunda Henry Ford’un üretim bandı tasarımının çok büyük etkisi oldu. Üçüncü endüstriyel devrim ise, 1970’lerde üretimde me¬kanik ve elektronik teknolo¬jilerin yerini dijital teknolo¬jiye bırakmasına sebep olan programlanabilir makinele¬rin kullanılmaya başlama¬sıyla ortaya çıktı ve böylece elektronik ve bilişim teknolojileri beraber kullanılmaya başlandı. Endüstri devriminin dördüncü aşaması ise sanal ve fiziksel sistemlerinin beraber kullanılması, bir¬birlerine bağlı süreçlerin ile¬tişim halinde olması, inter¬net üzerinden birbirine bağlı eşyaların veri toplayıp üretim sürecini tamamen değiştirmesi ve makinelerin insanlarla etkileşimini öne çıkaran bir dönemin başlaması olacaktır. Artık akıllı cihazlar raflardaki yerini alacak, bu yeni bir dijitalleşme, farkındalık ve otomasyon dalgası yaratacak ve üretim, tedarik zinciri ve lojistik baştan dizayn edilerek yeni bir hareket ortaya çıkaracaktır.

 

Bu yeni endüstrideki amaç; müşteriler ve üreticiler arasında daha uyumlu, kaynak verimliliğini maksimize eden, ihtiyaçlara tam olarak cevap verebilen, kolay, hızlı ve ucuz bir üretim ve teslim sürecini hedefleyen bir entegrasyon sürecini gerçekleştirmektir. Bu yaklaşım ürünlerin sipariş edilme, üretilme ve tüketilme yöntemlerini temelden değiştirebilecektir. Bunu gerçekleştirebilmek için şirketler makinelerini, depolama sistemlerini ve üretim tesislerini internet aracılığıyla birleştiren global ağlar oluşturacaklar, bu bağlantıyı üretilen mallar aracılığıyla müşteriye yansıtacaklar, süreci kontrol eden akıllı makinalar aracılığıyla depolama sistemleri ve üretim tesisleri birbirleriyle bilgi paylaşacaklar, böylece üretim, dağıtım ve müşteriye erişim süreçleri otomatik olarak aksiyon başlatacaklardır. Ayrıca bağımsız olarak birbirlerini kontrol edecek olan bu süreçler sayesinde karar verme ve hata belirleme safhaları inanılmaz derecede kısalacaktır.

 

Halen bazı şirketlerce (Otomobil üreticileri gibi) kullanılan akıllı fabrikalar sayesinde üretimde yeni bir yaklaşım tarzı izlenilmektedir. Böylece akıllı ürünler benzersiz şekilde tanınabilmekte, yerleri her zaman belirlenebilmekte, ürün geçmişlerini, mevcut durumlarını ve alternatif rotalarını üreticiye bildirebilmekte, buna göre üretim sistemleri fabrikalardaki ve şirketlerdeki iş süreçlerini düzenleyebilmekte ve birçok süreç gerçek zamanlı olarak takip edilebilmektedir.

 

Endüstri 4.0, şirketlerin bir¬birine bağlı kurumlar ol¬malarına imkân sağlayacak, böylece hammadde ve ara malı üreticileri ve tedarikçileri, fabrikalar, dağıtımcılar, bakım onarım hizmeti sunanlar ve üretilen ürünün imalat sürecinde ve sonrasında rol oynayan tüm aktörler, ürünleri ve makineleri sayesinde birbiriyle sürekli iletişim kurabilecek, bu aktörler arasında siber-fiziksel bir sistem oluşturulacak, böylece en¬düstriyel şirketler üretim süreçlerini daha iyi ölçebilecek, tedarik zincir¬lerini daha kolay yönetebilecek, son kullanıcı talepleri daha doğru takip edilebilecek, kişiselle¬ştirilmiş ürünler üretmenin maliyeti azaltılacak, arızalanan ürün sorununu otomatik olarak müşteri hizmetlerine raporlayabilecek ve son kullanıcıların daha iyi hizmet alması sağlanacaktır. Bu sistemi kullanan şirketler arasında siber-fiziksel sistemler oluşturulacağı, bulut bilişim gibi modern bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılacağı, böylece imalat sektöründe verimlilik, kalite ve esneklik artışı sağlanacağı, entegre sistemler ile muhtemel verim analizleri yapılarak rekabet ortamında avantaj sağlanacağı ifade edilmektedir. Bu sayede ülke ekonomisi açısından ekonomik büyüme, istihdam ve sosyal istikrarın sağlanması, kalıcı değer ve iş güvenliği ortamının yakalanması, daha verimli ve yüksek yaşam standartlarına ulaşılması hedeflenmektedir. Açıkça görülmektedir ki, bu değişimi ve entegrasyonu sağlayabilen ülke sanayileri farklı bir değer kazanacaklar ve dünya pazarında büyük paya sahip olacaklardır.

 

Bu gelişmelere Amerika Birleşik Devletleri’nin de kayıtsız kalmadığı görülmektedir. ABD’de, Akıllı Üretim Liderlik Koalisyonu adında bir girişimin, üretimin geleceği üzerine çalıştığı, bu koalisyonun, imalat uygulayıcıları, tedarikçiler, teknoloji şirketleri, üniversiteler, devlet kurumları ve laboratuvarlardan oluşan ve kar amacı gütmeyen bir yapılanmayla desteklendiği bilinmektedir. Koalisyonun amacı, üretim istihbaratının benimsenmesini kolaylaştırmak için yaklaşımlar oluşturmak, platform ve ortak altyapı gelişimi için Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmak, uygulama ve savunucu gruplar oluşturmak üzere imalatta sanayi paydaşları sağlamaktır.

 

Endüstri 4.0 vizyonunu yakından takip eden firmalardan olan Siemens ve Bosch’un, sektör içindeki değer zincirini izlediği, tüm yönetim süreçlerini içine alacak şekilde otomasyon teknolojileri ve kablosuz iletişim ve bilgi entegrasyonunu bütünleştirerek yeni bir süreç halinde oluşturma çalışmalarını sürdürdüğü bilinmektedir ambien without prescription .

 

Diğer taraftan, Alman araştırmacılar tarafından, Alman fabrikalarında hayata geçecek olan Endüstri 4.0 adlı dijitalleşmenin 490 bin kişilik istihdam alanını yok ederken 430 bin kişilik yeni istihdam alanı oluşturacağı, bir diğer ifade ile Almanya’da 60 bin kişinin işsiz kalacağı belirtilmektedir. İşsiz kalacak kesimin çoğunlukla makine ve çeşitli ekipmanları kullanan işgücü olacağı, bu nedenle rutin üretim hatlarında çalışanlara, işsiz kalmamak için gerekli meslek içi eğitimi en kısa zamanda almaları tavsiye edilmektedir.

Hits: 3909